09.26.08

Bir Var, Bir Yok…

Yazı kategorisi: Uncategorized tagged 11:24 pm yazan: serotonin

 

İç ses vs. iç ses:

 

-Vazgeçtiğim hayallerim…

-Hadi başla.

-Nereden başlayayım?

-En baştan başla?

-En baş neresi oluyor tam olarak?

-Bilmiyorum.

-Ben de bilmiyorum, ne yapacağız?

-Şöyle yapalım; gözlerini kapa ve bir zamanlar gerçekleşme ihtimali olan ama bir şekilde yapamadığın şeyleri düşün, ama sonra gözlerini açmayı unutma, zira bakmadan yazabilme yeteneğine sahip değilsin ahaha.

-Çok komik.

-Konuşma hadi.

-Tamam ama bir sorum olacak. Gerçekleşme ihtimali olan derken, uzaylı olmayı istemem de buna dahil oluyor mu? Çünkü bir ara bir dizi izlemiştim ve baya takmıştım bu duruma hatırlarsan.

-Uzaylı olmayı istemenin neresinde gerçekleşme ihtimali var pardon?

-Doğru, uzaylı olunmaz, doğulur.

-…

-…

-Başlayacak mısın?

-Tamam, tamam kapıyorum gözlerimi.

-Tamam.

-…

-…

-Liseden öncesini pek hatırlamıyorum, o zamanlar kayda değer pek hayalim yoktu galiba. Ama lise birde ressam olmak isterdim. O zamanlar Bob Ross vardı, kıvırcık saçlı manzara resimleri çizen amca. Sonra vefat etti diye hatırlıyorum, hatta bazen oğlu gelirdi o sunardı programı. Ama babası daha güzel çiziyordu bence.

-Dağıtma konuyu, niye vazgeçtin?

-Bilmiyorum. O sıralar resim dersimiz vardı. Öğretmen bir ödev vermişti, tek rengin farklı tonlarıyla bir manzara resmi yapın diye. Sınıfın yarısına aynı resmi farklı renklerle çizmiştim, hepsi de iyi almıştı. Sanırım o sıralar kendimi gözümde fazla büyütmüşüm. Sonradan da bitti gitti işte, uçtu aklımdan. Arada bir kalem alıyorum elime ama tek yapabildiğim kuş çizebilmek. Bir şeye de benzemiyorlar zaten.

-Başka?

-Başka? Lise ikide Astronomi ve Uzay Bilimleri dersimiz vardı, o sıralar uzay bilimiyle ilgili herhangi bir şey olabilmeyi dilerdim. Ne olduğu önemli değil, uzay olsun da. Sonradan olmayacak bir şey olduğunun farkına vardım. Gerçi babamdan da yarı onay almıştım, hiç olmadı sosyete falcısı olursun, paraları götürürsün demişti:)

-Başka?

-Lise sonda bir baltaya sap olmak istedim, iyi ki o sene olmamış, solarla tanışamazdım yoksa:)

-:) Başka?

-Bu orta son ve lise dönemi boyunca en çok da Sinema’ya merak saldım, hala devam eden nadir meraklarımdan. Sinema okumak isterdim ama sözele kafam basmadığı için vazgeçtim.

-Yine de Sinema ile ilgili bir şeyler yapabilirsin ama.

-Zaten ablamla CD’ci açacağız yaşlanınca:P Haaa.. Bir de sinema makinisti olmak istedim hep ama bunun olmayacağını biliyorum.

-Neden olmasın?

-Olmaz işte, sence olur mu?

-Bilmiyorum.

-Gerçi bu hayalim hala devam ediyor. Sence bir hayalin gerçekleşme olasılığı olmadığını bilmek ondan vazgeçmiş olmak anlamına da geliyor mudur?

-Sanmıyorum, bunun hayalini kurmaya devam edersen ileride, kim bilir belki gerçekleştiğinde, iyi ki hayal etmekten vazgeçmemişim dersin değil mi?

-Evet derim.

-O zaman vazgeçmiş olmazsın.

-İyi bari.

-Başka yok mu?

-Var, olmaz mı? CERN’de bilim kadını olacağım.

-Ha ha ha. İlahi sen:)

-Şaka değil ama:(

-Ha ha ha ha…

-Yahu vallahi şaka değil.

-Tamam söyleme daha, komikliğini yitirdi.

-….

-….

-….

-Eee başka, başka?

-Yok başka sana yeter.

-Niye yav.

-İşte, istemiyorum bitti zaten.

-E iyi pekü madem.

-…

-Neyse o zaman programımızı konuya uygun bir şarkıyla kapatalım.

 

But now the sun shines cold
And all the sky is grey
The stars are dimmed by clouds and tears
And all i wish is gone away
All i wish is gone away

 

The Cure- To wish impossible things

 

-Yok yahu, o kadar da değil.

-Bence de, ama güzel uydu itiraf et.

-….

-….

2 Yorumlar »

  1. solar demiş,

    ayy sağol canım ya, iyi ki o sene olmamış diyor:)
    bu tarzı çok sevdim böyle, içimizdeki çok sesliliğin açık bir ifadesi oluyor böyle:)

  2. serotonin demiş,

    Daha kolayıma geliyor böyle yazmak:) Zora gelemeyen bir insanım ben:P

    İçimizdeki çok seslilik dedin de, geçenlerde cnbc-e’de Sun Taam (Mad Detective) diye bir film izlemiştim. Başroldeki adam diğer insanların farklı kişiliklerini görüyordu. Birine bir bakıyor, çevresinde bir kaç kişi daha var, hepsi de onun kişiliğinin parçaları.Çok ilginçbir filmdi. Öyle aklıma geldi, içimde kalacağına söyleyeyim dedim:)
    Haa, böyle ilginç bir fikir de ancak uzak doğu filmlerinde bulunur diyerek, uzak doğuyu övme görevimi de yerine getireyim hemencecik:)


Yorum Yapın