04.22.07
Silmido
—–Bol Spoiler—-
Geçen gece izlediğim bir Güney Kore filmi Silmido. Film başladığında sıradan Amerikan savaş-kahramanlık filmlerinden farkı hemen anlaşılıyor.
Filmin konusu kısaca şu: İdama mahkum edilmiş 31 kişiyi silmi adlı bir adada başkana suikast düzenlemeleri için eğitiyorlar. Bu onların yaşamaları için tek umutları oluyor. Çünkü eğer başkanı öldürürlerse suçları affedilecek. Adada sadece bu 31 mahkum ve onların eğiticileri var. Çok zor geçen yaklaşık iki senelik bir eğitimden sonra büyük gün geliyor ve yola çıkıyorlar. Tam bu sırada merkezden gelen habere göre operasyon iptal ediliyor ve geri dönmek zorunda kalıyorlar. Daha sonra da merkezden birliğin yok edilmesi isteniyor eğer yapılmazsa bu işi merkez yapacak ve eğitmenleri de öldürecekler.
Buraya kadar her şey tamam. Gayet iyi ilerleyen bir aksiyon filmi gibi görünen film bu noktadan sonra bir çeşit dramaya dönüşüyor. Eski mahkum yeni gizli asker birliğinin tek istediği vatanları uğruna başkanı öldürmek. Öleceklerinden habersiz bir şekilde. Daha sonra bir şekilde öldürüleceklerini öğrenip eğitmenlerini öldürmeye karar veriyorlar. Ama bunda çok zorlanıyorlar çünkü onlara beklemedikleri kadar bağlıydılar. Ama artık onlar için vatanları daha önemliydi bu yüzden onları öldürüyorlar, ya da biz öyle sanıyoruz. İlerleyen bölümlerinde bazılarının onları öldüremeyip sadece yaraladıklarını öğreniyoruz. Burada aklımıza takılan şey neden daha önce bunu yapabilecekken yapmadıklarıydı. Çünkü; onlar artık vatanları uğruna savaşan askerler olmuşlardı ve bunun için her şeyi yapacaklarıydı.
İşte filmi Amerikan filmlerinden ayıran en önemli unsur buydu. Bir halk otobüsünü ele geçirip başkanı öldürmek için yola koyuluyorlar. Çok fazla ilerleyemiyorlar çünkü etrafları ordu tarafından sarılıydı. Çatışma olmuş, hepsi yaranmıştı. Filmin en duygusal ve son sahnesi de hiçbirinin otobüsten inip teslim olmak istememesiydi. Kanlarıyla otobüsün duvarlarına isimlerini yazdıktan sonra el bombalarını çıkarıp, önlerine atıp üstlerine atladılar. Çünkü onlara düşman eline düştüklerinde yapacakları en iyi şeyin intihar etmeleri öğretilmişti.Ama nihayetinde vatanlarını korumak için ellerinden geleni yapan askerler basına birer vatan haini olarak yansımışlardı.
Yani bir nevi mutsuz son.
Film çok güzel. Ama Uzakdoğu sinemasına alışık olmayanlar için izlenmesi zor bir film. Ben yine de herkese tavsiye ederim. İyi bir film izleyicisinin arşivinde mutlaka bulunması gerekir.
ofori demiş,
Nisan 22, 2007 3:34 pm
Güney Kore filmlerini bende çok seviyorum; o filmlerde açık bir bağlılık ve inanç var ve bu benim hoşuma gidiyor..
fea demiş,
Nisan 22, 2007 6:43 pm
mutsuz sonlar hep ilgimi çekmiştir, ilk fırsatta izleyeceğim tavsiyen için teşekkürler.
ambivalans demiş,
Nisan 24, 2007 11:04 am
canm sen bana bu filmin cd’sini vermiştin bana ama malum sınava hazırlanıyorum ya filmi sonradan yapılacaklar köşesine koymuştum ama bu akşam izlemem gerekiyor ya güzelmiş konusu böle güzelce anlatmışsın izlemem gerek her türlü…
tabi önyargı yok mu sırf dışında iki çekik gözlü var diye kesin karate filmidir babam izlesin gibi bir yorumum olmuştu..
neysem canm
bu güzel yazın için teşekkürler.hiç aklıma gelmezdi büyüyeceğiz sen böle yazacaksın ben güzel diyeceğim şaşırdım yani….:)